AYESOB Başkanı Künkcü’den TÜRMOB’a Sert Tepki: ‘Esnaf Odalarını İtibarsızlaştırma Girişimini Reddediyoruz!’
Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AYESOB) Başkanı Muhammet Ali Künkcü, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin (TÜRMOB) son açıklamalarına sert tepki gösterdi. 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği üzerinden yapılan ve esnaf odalarını hedef aldığı iddia edilen açıklamaların, meslek kuruluşlarını karşı karşıya getirmeye yönelik bir itibarsızlaştırma çabası olduğunu belirtti.
TÜRMOB’un Açıklamaları Haddi Aşıyor mu?
AYESOB’un düzenlediği bilgilendirme toplantısında konuşan Başkan Künkcü, TÜRMOB’un esnaf ve sanatkar odalarını yetersizlik, denetimsizlik ve teknik bilgi eksikliğiyle suçlayan söylemlerini kesin bir dille reddetti. Künkcü, bu tür açıklamaların kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olduğunu vurgulayarak, TÜRMOB’un meslek sınırlarını zorladığını ifade etti.
Künkcü, esnaf odalarının keyfi yapılar olmadığını, 5362 sayılı Kanun ile kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olduğunu hatırlattı. Yüz binlerce esnafın kayıt altına alınmasında, belge düzeninin yerleşmesinde ve kamu ile esnaf arasında köprü kurmada hayati roller üstlendiklerini belirtti. 26 yıldır basit usulle vergilendirme kapsamındaki muhasebe kayıtlarını odalar bünyesinde tuttuklarını ve her zaman kanunlara uyumlu hareket ettiklerini sözlerine ekledi.
Tebliğ Amaçlanan Nedir? Esnafın Yükü Hafifleyecek mi?
586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin amacının mali müşavirleri devre dışı bırakmak olmadığını belirten Künkcü, tebliğin küçük sermaye ile ayakta kalmaya çalışan esnafın gerçek usule geçiş sürecini kolaylaştırmayı, kayıt dışılıkla mücadeleyi güçlendirmeyi ve esnafı ağır mali yükler altında ezmemeyi hedeflediğini söyledi. Gerçek usule geçişin getireceği e-fatura, e-defter gibi dijital uygulamaların, altyapısı ve mevzuat bilgisi sınırlı esnaflar için ciddi uyum sorunları yaratabileceği uyarısında bulundu.
Başkan Künkcü, denetim yetkisinin her zaman Vergi İdaresi Başkanlığı’nda olduğunu ve esnaf odalarının denetçi değil, rehber ve kolaylaştırıcı konumunda bulunduğunu vurguladı. ‘Başıboşluk, denetimsizlik ve hukuksuzluk’ iddialarının mevzuat bilgisizliği veya kasıtlı bir çarpıtma olduğunu savundu. Esnaf odalarını ‘oy kaygısıyla hareket eden yapılar’ olarak nitelendirmenin ise ağır bir iftira olduğunu dile getirdi.
Kamu Yararı Adı Altında Ekonomik Çıkarlar Mı Aranıyor?
Tartışmaların özünde kamu yararı yerine yetki alanı ve ekonomik çıkar endişesi bulunduğunu öne süren Künkcü, küçük esnafın sorunlarının yok sayılarak yapılan açıklamalara itibar etmediklerini belirtti. Mükelleflerin fakirleştiği, muhasebecilerin ise zenginleştiği bir ortamda vergi adaletsizliği olup olmadığını sorguladı. Defter tasdiki adı altında alınan fahiş ücretlerin ve avukatsız kendini savunma hakkının anayasal bir hakken TÜRMOB’un fiilen zorunlu araç haline getirilmesinin hukuk devleti ilkesiyle çeliştiğini savundu.
Künkcü, esnaf ve sanatkar odaları olarak bu alanlarda gerekli hukuki ve kurumsal mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. Esnafın ağırbaşlı ve sabırlı olduğunu ancak haksızlığa boyun eğmeyeceğini belirten Künkcü, TÜRMOB’a tehditkar ve ayrıştırıcı bir dil yerine iş birliği ve ortak akıla davet etti. Esnafı, meslek mensuplarını ve meslek kuruluşlarını karşı karşıya getirmeye çalışan anlayışı reddettiklerini sözlerine ekledi.
Toplantı, AYESOB Muhasebe Danışmanı Selim Özbayrak’ın teknik sunumuyla sona erdi.
